Tapınak
Şövalyeleri (ya da diğer adıyla Tapınakçılar), kökeni Ortaçağ’a dek
uzanan, faaliyetleri ve yandaşları ise zamanla değişikliğe uğrayan gizli
bir örgüttür. İlk kez I. Haçlı Seferi’nden sonra ortaya çıkmış, kısa
sürede geniş bir siyasi nüfuza sahip olmuş ve Ortaçağ’ın en büyük maddi
güçlerinden biri haline gelmişlerdir. Başlangıçta kendilerini sözde
dindar gibi göstermişler ve bu yolla kazandıkları itibar ve imtiyazları
kullanmışlar, zaman içinde de Hıristiyan halkın gözünde nefret ve korku
uyandıran, din ahlakına karşı, şeytani amaçlar güden karanlık bir örgüt
haline gelmişlerdir. Tapınakçıların 1307 yılında başlayan mahkemelerine
ait tutanaklar ve dönemin tarihi belgeleri, örgütün karanlık çehresini
şüphe götürmeyecek bir şekilde gözler önüne sermiştir.
1305 yılında Papa olan V. Clement, Fransa Kralı IV.
Phillippe’in de desteğini alarak Tapınakçıların ortadan kaldırılma
sürecini başlatmıştır.
Tapınakçılar, özellikle ilk dönemlerde Papalık makamından elde ettikleri imtiyazlara güvenerek sistemlerini uzun bir süre rahatlıkla devam ettirmişlerdir. Ancak, Tapınakçıların gizli ritüellerinde yaşadıkları sapkınlıkların yavaş yavaş deşifre olması ve gerçek yüzlerinin ortaya çıkmaya başlamasıyla, Papalık bu konuda köklü tedbir almaya karar vermiştir. 1305 yılında Papa olan V. Clement, Fransa Kralı IV. Phillippe’nin de desteğini alarak Tapınakçıların ortadan kaldırılma sürecini başlatmıştır.
Tapınakçılar, törenlerinde masonik ritüellerin
vazgeçilmez bir öğesi olan ve şeytanı temsil ettiği bilinen “Baphomet”
adında hayali bir varlığa taparlar.
Tapınakçılarda şeytan, ters yıldız ve keçi ile sembolize edilmiştir.
Ayetlerde şöyle bildirilmiştir:
Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah’ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Hiç şüphesiz Allah’a ve Resûlü’ne karşı başkaldıranlar; işte onlar, en çok zillete düşenler arasında olanlardır. (Mücadele Suresi, 19-20)
Tapınakçılar konusunu incelerken vurgulanması gereken en önemli noktalardan biri de, bu örgütün elinde tuttuğu maddi güçtür. Tarihin ilk bankerleri olarak anılan Tapınakçılar, diğer adıyla Tapınak Şövalyeleri, bu büyük maddi gücü nasıl elde etmişlerdir? Servetlerinin boyutu nedir? Sermayeyi ele geçirme yöntemleri nelerdir? Elde ettikleri karanlık servet günümüzde kimlerin elindedir ve ne amaçla kullanılmaktadır?
Bu kitapta, “Tapınak Şövalyeleri” adlı ilk kitabımızda detaylı olarak değindiğimiz örgütün tarihçesini ve örgütün günümüzdeki mirasçısı olan masonluk konusunu yeniden ele alarak, yukarıdaki soruların cevabını verecek ve Tapınakçıların kara parayla finanse ettikleri faaliyetleri deşifre edeceğiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder